maxresdefault (1).jpg

ET'ler hakkındaki gerçekler

Updated: Jul 3, 2018




UFO/ET konusu ile ilişkili olarak: Bu açıklamalı doğrulamak oldukça zordur, ancak neredeyse her gün algılamalarımın büyük ölçüde doğru olduğunun onayını alıyorum. Bunlar benim kısa sentezim (direkt telepatik kontak ile alınmış ve tanrı benliğim tarafından filtreden geçirilmiştir):

Rapor edilen tüm UFOların yaklaşık yüzde altmışı bizim güneş sistemimizin dışından gelmektedir. Çoğunluğu Zeta Reticuli, Alpha Centauri, Rigel & Betelguese (Orion), Sirius A & B ve Pleiades'tir.


Yaklaşık yüzde yirmisi deneysel gemilerin çok gizli askeri denemeleri sonucunda olur,çoğu zaman Zeta gemisindeki aksilikler,hatalar sonucunda oluşur.

Yaklaşık yüzde yirmisi yanlışlıkla,suni gemi olarak tanımlanan doğal fenomenlerdir.

Yukarıdakilere ilaveten, başka boyutlardan (paralel,yüksek boyutlar vs) varlıklar ile olan milyonlarca karşılaşma vardır,çoğunlukla hayırsever varlıklarla.


Bir Dereceye kadar Hepimiz ETyiz.

Etler ile insanlar arasında bir fark yoktur,çünkü dünya uzun yıllardır farklı ET ırkları tarafından genetik anlamda manipule edilmektedir ve bu durum neredeyse hepimizin diğer yıldız sistemlerinin genetiklerini taşıdığımızın delilidir.

Bazı fiziksel genetik işaretlerin sıklıkla nesilden nesile aktarılması birinin ET kalıtımını belirlememize yardımcı olabilir. Örneğin, Nordic pleiadeslerinin genetik materyallerini taşıyanlar çoğu zaman uzun ve kaslıdır, sarı saçlı ve mavi gözlüdür. Ama eritme potası gezegenimizin tüm karışım ve harmanında, bunun takip edilmesi çok zordur. Örneğin, ben Venüs’lüyüm, ama farkında olduğum herhangi bir işarete sahip değilim (Siyah saçlı ve gözlüyüm, çoğu Venüslü açık tenli ve sarışındır).

Eğer insan – olmayan bir varlık aramızda yürüseydi (aramızda yaşayan insan – olmayan varlıklar var), hiç fark edilmezdi. Bazı yabancı uzaylı ırklar sadece kılık değiştirerek gelmezler, zaten bir çoğu bize benziyor..

Daha önce söylediğim gibi, tüm ET ırklarının yaklaşık %80’i yardımseverdir, naziktir, sevgi dolu ruhlardır (pozitif ET), onlar insanlığı yükseltmek ve kozmik aileye geri getirmek istiyorlar. ET’lerin yaklaşık %20’si kötü niyetlidir, insanları önemsemeyen hatta küçük gören güce – susamış varlıklardır. Şüphesiz, bazı tarafsız orta görüşlü olanları da vardır (çoğu uzaylı bilim adamı insanlığa karşı kötü hisler beslemez, ama bizim için neyin en iyi olduğuna karar verme pozisyonunda olmak için yeteri kadar ruhsal olarak tekamül etmemişlerdir.) Araştırma adına, daha fazla bilgi edinmek için bir insanı parçalara ayırabilirler.


Problem şu ki, negatif (kendine – hizmet eden) ET’lerin çoğu 3B ve 4B alemlerinde titreşirler ve çoğu zaman 3B ve 4B insanlara görünürler. Daha yüksek, daha sevgi dolu ırkların bir çoğu 5B, 6 B ve 7B’de varolurlar ve onlara sadece o yoğunluklara uyumlanan insanlar temas edebilirler. Böylece, çok sayıda negatif ET’nin Dünya ile ilişkisi olduğu görünüyor. Ve tabi ki, dünyayı yönetenlerin çoğu negatif ET’ler tarafından kontrol ediliyor (çünkü onlar gücü şiddetle arzuluyorlar).


Bir çok farklı uzaylı “türü” var. İnsan olarak bedenlenenleri de kapsayan en son değerlendirmem aşağıda:


Yoğunluk seviyesine göre nüfus yüzdesi (insanların şu andaki titreşim seviyesi):

3D – Yaklaşık % 78

4D – Yaklaşık % 22

5D – Yaklaşık %0.1

6D — Yaklaşık 0.00001%

7D — Yaklaşık 0.000000001%

Kendimin fiziksel olarak gördüklerim de dahil, göklerimizde gözlenen gemi tiplerinin bazıları. Yüzdeler, insanlar tarafından toplam gözlenme ile çıkarıldı:



NOT: Orionlular yaklaşık yarım milyon yıl önce insanlar ile melezleştirildiler. Benim bildiğim, takımyıldızdan sadece birkaç tane temsilcileri göklerimizde dolanıyor. Aynı durum Siriuslular için de geçerli. Olması yakın istila için ne diyebiliriz? Bu zaten 500,000 yıl önce gerçekleşti ve onlar kazandı. Herhangi bir yeni istila başarılı olmayacak, çünkü Gaia (Dünya Ana) yükseliyor ve 2012 – 2030’da sadece yükseliş yolunda olan ruhların Dünyada kalmasına izin verilecek.


Lütfen ET’ler ile ilgili kendi ayırt edişinizi, değerlendirmenizi kullanın , insanlara gelince, negatif titreşen insanların yüzdesi negatif ET’lerin yüzdesinden çok daha fazladır. Aslında pozitif bir ET ile karşılaşma şansınız, pozitif bir insan ile karşılaşmanızdan daha yüksektir.


ET’lerin Ayrıntılı Tanımı

Orionlular bize benzerler, çünkü %80’imiz Orionlu. Pleiades’liler bize benzerler, çünkü Dünyanın orijinal kök ırkıydılar. Siriuslular ortalama insandan biraz daha uzun ve hafiftir. Antaresliler geniş, kaslıdır ve kızılımsı – kahverengi tenleri vardır. Andromedalılar doğulu olarak enkarne olmaya eğilimlidir, ama orijinal Andromedalı ETler uzundur ve büyük kafaları ve küçük badem gözleri vardır. Zeta’lılar üç ana kategoride gelir:


(1) Çok büyük badem gözlü, beyaz ve kısa

(2) büyük badem gözlü, kısa ve gri

(3) uzun, mavi –tenli melezler, küçük çekik badem gözlüdürler. Diğer ırklar yüksek boyutludur ve görünümlerini değiştirebilirler. Venüslüler açık tenli, sarışın ve yarı saydamdır. Arkturuslular geniş, mavi tenli yarı saydam varlıklardır. Yüksek – boyutlu Pleiades’liler altın ışık figürlerinde parıldarlar. En yüksek seviyeli Pleiadesliler görünebilir Pleiades yıldız kümesindeki mavi – beyaz yıldızlara benzerler.


Güneş Sistemimizdeki ET’ler

Jüpiter’de, dev gezegenin eterik atmosferinde, 5. ve 6. yoğunluk seviyelerinde titreşen, ileri uygarlıklar vardır. Onlar tam olarak kendine hizmetten (service to self - sts) özgürleşmiş titreşimde değiller ve bir tür hiyerarşiye sahipler. Galaksinin bir çok yerel sektöründen kaynaklanan geniş yarı saydam varlıklardır. Arkturus ve Venüslülerin yardımı ile öğrenmek ve ruhsal olarak büyümek için Jüpiter’e çağırıldılar. Genel olarak pozitif enerjiden olmalarına rağmen bu varlıklar kendilerinin sevgi doğasından çok güç doğasını geliştirdiler.. Ancak bu enerji Venüslülere kıyasla serttir. En büyük dersleri sevgi, bilgelik ve güç arasında dengeyi bulmaktır ve binlerce yıl önceki Mars deneyimi sırasında yaptıkları hataları bütünleştirmektir.

(Son 500,000 bin yıldır Dünyayı kontrol eden) Orionlular bazen Jüpiter’in atmosferinde eterik olarak enkarne olurlar, bir zamanlar savaşçı – eril – saldırgan Marslı paradigmadan yükseldikleri için. Jüpiter meclisinin yöneticilerinin çoğu (yaklaşık 1,000 yönetici ve 150,000 varlık) yüksek alemler tarafından, koşulsuz sevgi ve ego üstünlük sorunları olmadan bir gezegeni yönetmeyi öğrenme konusunda eğitiliyorlar.

Venüslüler tanrıça mitolojisinin ortaya çıktığı, altıncı yoğunluk ırkıdır. Görsel resimlerdekine çok benzerler – uzun altın saçlar, bol giysiler ve yarı – saydam ışık bedenler, bazıları kanatlı.


Marslılar gerçekte Orionlulardır, Dünyaya gelmeden önce Mars’ta idiler. Enkarnasyonlarına Mars’ın yüzeyinde başladılar ve daha sonra, atmosferleri savaş nedeniyle tahrip olunca yeraltına çekildiler.

Bir zamanlar Mars ve Jüpiter arasındaki Maldek’te yaşayan Maldek’liler gerçekte Orionlulardır. Savaş ile gezegenlerini patlattılar ve asteroid kuşağı bunun kalıntılarıdır. Maldek’in yıkımından sonra Maldekli ruhlar Mars’ta ve Dünyada enkarne oldular. Bu gezegenin yok olması diğer gezegenleri orijinal yörüngelerinden uzaklaştırdı ve güneş sisteminin ötelerine uzanan problemler yarattı. Bu nedenle, yüksek boyutların İlahi Konseyleri müdahale ettiler ve bu sektörde artık herhangi bir gezegenin tamamen yok olmasına izin vermeyecekler.

Saturn Mahkemesi, eterik Satürn'ü operasyonların üssü olarak kullanan çeşitli sistemlerden gelen yüksek boyutlu varlıkların bir konseyidir.


- Sal Rachele


71 views
  • Instagram
  • Facebook
  • YouTube
  • Twitter
  • Pinterest
  • YouTube
  • iTunes
  • Spotify
  • Deezer
  • Amazon