maxresdefault (1).jpg

NARSİZMİN EZOTERİK AÇIKLAMASI



İncelediğim narsistlerin çocukluklarına indiğimde büyük travmalar yaşadıklarını gözlemledim. Kişi eğer bu travmaları atlatamamışsa zamanla obsesyona bağlıyor, ardından gerçekleşen süreçlerde empati yetisi gittikçe azalmaya başlıyor. Gerçekliğimizin temel çarkını empati oluşturuyor, şeyleri algılama biçimimize empati yön veriyor. Narsistler empati duyuları hasar görmüş hastalardır. Artık algıladıkları gerçeklik bilinçlerinden bağımsız bir hale geliyor, gerçeklikle bağları kopuyor. Kendilerine dair ne varsa bundan azimle kaçıyorlar, bilinçlerinin komutlarını reddediyorlar, şeyleri algılayış mekanizmalarını korkularıyla kırıp hasar veriyorlar, bir şeyi sürekli tekrarladığınızda gerçekliğini oluşturursunuz, beyne bunu kabul ettirmek kafidir. Onlarda korkularının tesiri ile ve hasar gören özgüvenlerinin de etkisini zamanla yitirmesi ile artık gerçekliği algılama mekanizmalarını alaşağı ediyorlar kendilerine sanal bir gerçeklik oluşturuyorlar, bu kimi zaman öyle bir notktaya gelir ki artık travmaları demonik bir parazit gibi canlı hale gelir ve zihinlerinde yaşam bulur, ve kişiye sürekli komutlar vererek o sanal gerçekliğin içine hapsolmalarını sağlar, kafalarındaki ikinci üçüncü şahıslarla yaşamaya başlarlar. Gerçekliği algılama mekanizmaları olan empati ve özgüven gibi temel çarklar hasar gördüğünden etkisiz hale gelir ve beyinleri dışarıdan aldığı hiçbir titreşimi yorumlayamadığından sahayı kafalarında vücut bulmuş travmaların eline bırakır. Bu öyle şiddetlidir ki şizofreniye de kapı açar, o vücut bulmuş demonik travmalar istedikleri şekillere sokabilirler aldıkları titreşimleri ve gerçekliği artık onlar yorumlamaya hatta inşa etmeye başlarlar, ellerindeki bir taş parçasını bir çiçek olarak yorumlayabilecek safhaya dahi gelebilirler. Bu süreçte de öz kimlikleri ile artık mesafeyi aşırı derecede kat ederler ve sahte benlikleri olan egoyu inşa edip ve kişinin tüm vücudunu kontrol altına alan bu parazit kendine o bedende yaşam bulur, bu bir demonik parazittir ve savunmasız kalan bedene giriş yapar ve onu ele geçirir, eski zamanlarda bu kişileri cinlendi diye operasyonlara tabi tutarlar hatta içine şeytan girdi diye aforoz ederlerdi.

Ve titreşimleri zamanla azalıp 3. Boyuttan 2. hatta 1. Boyuta kadar inebilir, ağaçlarla konuşur hatta duvarlarla arkadaş olabilirler.


Bu epifizin aktive olmasıyla aynı şey değildir, 3. göz aktive olduğunda tüm boyutlara erişim sağlanabilir bitki boyutuyla da ruhsal boyutlarla da, yukarısına da aşağısına da erişim sağlanır bu yüzden bu hadiseyle karıştırmayın.


Narsizm hastalığının hatta psikozunun esas nedeni empati yetisinin etkisiz hale gelmesidir. Farkındalık ve şuur henüz gelişmeden yaşanan travmalar ve de korkular sandığınızdan daha da tehlikelidir, farkındalığı yüksek biri hadiseleri sağlıklı yorumlayabilir ve de bu tür demonik parazitlere geçiş vermez, farkındalığı yüksek biri asla psikoz olmaz ve de şizofreni türü hastalıklara yakalanmaz. Fakat çağımızda insanların farkındalığının yükselmesi ve şuurlanması altın bir elmadır, tekamül seviyesi yerlerde olan toplumun yüzde doksanını oluştururlar. Yani bu demektir ki insanların aslında yüzde doksanı bu tarz parazitlerin, demonik varlıkların geçiş kapısıdır. Kendi bedenini kontrol altına alamayan her bilinç bu demonik varlıklara karşı savunmasızdır, ruhları da bunlarla baş edemeyecek kadar zayıftır. Onlar da böyle görür ve dünya insanını mercek altında tutarlar. Yüksek katmanlara ulaşabilmek için insan bedeninde form almaya hak kazanıp dünya ile bağlantıyı koparana kadar, yani nirvanaya ulaşana kadar tekamül etmek gerekir, bunu doğal yollarla yapmayan bu tarz şeytani varlıkların geçiş kapısı bu çelimsiz, egolarının tesiri altında yaşayan aciz insan formlarıdır, özgür iradeye erişimleri olmadığından her türlü kontrole karşı savunmasızlardır. Ve özgür irade yasası gereği bu safhaya karışılmaz.


"Tabi istisnai durumlar vardır ama bu durumlar popüler ruhlar için geçerlidir, ruh ailelerinden veya geçmiş yaşam boyutlarından dostları yardıma gelebilirler fakat bu istisnalar da geriye kalan yüzde onluk kesim için geçerlidir, zaten onlarda da bu duruma gelmek istisnaların en büyüğüdür, dolayısıyla tartışılacak bir konu bile değildir."


Önce vücuda sızıp beyni kontrol almaları yeterlidir, çünkü beyin aracılığıyla zihne erişim sağlayıp zihni kontrol altına alacaklardır, ve yukarıda bahsettiğim aşamaları vücutta kat ettikten sonra hastalık geri dönüşü olmayan safhaya vardığında aslında bilinçleri de bedenle bağlantıyı koparır ve kişinin ölümü gerçekleşir, fakat beden ölmez, bilincin yerini demonik varlık alır. Bu safha ise kişinin tamamiyle ölümüdür, ruha da sızıp tıpkı çürümüş sarmaşıklar gibi etrafını sarar. Daha fazla ayrıntıya girmiyorum ezoterik veya tasavvuf ilmini bilenler bu anlattıklarımdan, sonraki ve önceki tüm süreci anlayacaktır.

Buradan varmak istediğim netice narsizm hafife alınmamalı ve esas gündeminiz olmalıdır, narsizmin kendisi bile maske altına saklanmış bir lanettir, göz ardı ettiğimiz bu lanetin iç yüzü hiç sanmadığınız kadar karanlıktır..

58 views
  • Instagram
  • Facebook
  • YouTube
  • Twitter
  • Pinterest
  • YouTube
  • iTunes
  • Spotify
  • Deezer
  • Amazon