maxresdefault (1).jpg

YARATAN VE DÖNÜŞTÜREN GÜÇ - Eliphas Levi - The Great Secret or Occultism Unveiled

Updated: Aug 29, 2018


YARATAN VE DÖNÜŞTÜREN GÜÇ


İrade pratik realizördür: "inandığımız her şeyi yapabiliriz" makul bir projedir.

Kendi eylem alanında, kişi tüm yetkili tanrıların imajıdır; hem yaratabilir hem de dönüştürebilir.


Kişinin ilk yapması gereken, bu gücün alıştırmasını yapmaktır. Kişi Dünyaya geldiğinde, yetileri kaostur, aklının karanlığı kalbinin uçurumunu korumaktadır, ruhu ise dalgalar tarafından buradan oraya süpürülse dahi belirsizliğin içerisinde havada asılı-dengede durmaktadır.


Kişi neden ile donatılır, lakin bu neden henüz pasiftir ve bunu aktivite içerisinde uyandırmak o kişiye bağlıdır; yüzünü o dalgaların ortasında parıldatıp şunu çığırması için: orada ışık olsun!


Rasyonel aklını geliştirir, bilincini geliştirir, kalbini geliştirir. İlahi yasa onun yaptığı şeyi açıklayacaktır, ve tüm doğa ise tam olarak oldurmak istediği şey haline gelecektir.

Ebediyet, onun hafızasına girecek ve orada kalacaktır. Maneviye seslenecektir: maddi ol, ve maddiye: manevi ol, ve manevi ve maddi ona itaat edecektir!


Tüm cisimler eylem ile modifiye olacaktır, tüm eylemler manevi ile kontrol altına alınacaktır, tüm manevi, iradeye, uyumlu olarak kontrole girecektir, ve tüm irade belli bir neden tarafından karar alacaktır.


Şeylerin gerçekliği, varoluşlarının nedeni içerisindedir, ve şeylerin bu nedeni, oldukları şeyin esasıdır.


Güç ve maddeden ötürü başka bir şey yoktur, ateistler böyle derler. Kitapların kağıt ve mürekkepten başka bir şey olmadığını ilan ederler.

Madde manevinin ilavesidir-tamamlayıcısıdır-niteliğidir; manevi olmadan maddenin herhangi bir varoluş nedeni olamaz, ve varolmayacaktır da.

Madde, duyularımızın-duygularımızın-hislerimizin vasıtasıyla maneviye dönüşür, ve bu dönüşüm, sadece ruhlarımıza somut olan, ruhlarımız ile algılanabilen, haz-keyf-zevk dediğimiz şeydir.


Haz, ilahi eylemin sansasyonudur. Serpilmesine izin vermek hayatı yaratır ve ölü bileşikleri canlı cisimlere en muhteşem şekilde dönüştürür.

Doğa neden iki cinsiyeti birbirlerine bu denli mest ve sarhoşluk hali ile çeker? Çünkü onları büyük fevkalade işe davet eder, ebedi verimliliğin işine.

Et bedenin keyifleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Et bedenin ne üzüntüleri ne de sevinçleri vardır: bu pasif bir araçtır. Sinirlerimiz, doğanın bize duyusal hazzın müziğini duymasını ve hissetmesini sağlayan keman telleridir; ve hayatın tüm sevinçleri, en çok bozulanlar bile, ruhun özel payıdır.


Eğer manevinin madde üzerindeki izlenimi değilse, güzellik nedir? Venüs de Milo'nun bedeni gözlerimizi büyülendirmek ve düşüncelerimizi etkilemek için ete ihtiyaç duyuyor mu?

[Çevirenin notu: Temsili gezegeni Venüs olan Afrodit bir aşk tanrıçasıdır ve Antik yunan heykeli Milo Venüs'ünün kolları yoktur.

altona777.com]

Kadının güzelliği anaçlığın ilahisidir; göğüslerinin yumuşak ve narin şekli, dudaklarımızın ilk hararetini hatırlatmakta asla başarısız olmaz; bize verdikleri tatlı içkiyi, ebedi öpücükler ile ödemek isteriz. Bunun anlamı et bedene aşk duyduğumuz mudur? Şahane şiirsellikleri ile yağmalamak, ve şimdi kahverengi, şimdi pembe ve şimdi beyaz tenin altındaki 'kauçuk yastıklar' içinde kişi hangi ilhamı-esini bulabilir? Ve en büyüleyici duygularımız haline gelen şey her ne olursa olsun, eğer artık aşığın eli titremiyorsa, doktorun büyüteçiyle veya anatomistin skalpeli ile donanmak zorunda kaldıysa?


Akılcı bir masalında, Apuleus, kadın bir büyücünün metresi tarafından hazırlanan bir merhem alan ve o kadının hizmetçisini baştan çıkaran, çam deviren-pot kıran bir deneyciyi anlatır. Adam kendisini kuşa dönüştürme teşebbüsüne girer, fakat kendisini yalnızca bir eşeğe dönüştürmeyi başarır. Eski haline gelmek istediğini söyler, ihtiyacı olan tek şey biraz gül ile beslenmektir, ve ilk düşüncesi bunun ne kadar kolay bir şey olduğudur, içi rahattır. Ancak sonradan bu güllerin eşşeklerin yararı için yapılmadığını öğrenir. Ne zaman bir gül çalısına yaklaşsa, küfür darbeleri ile savuşturulurur. Binlerce talihsizlik yaşar, ve en sonunda tanrıların doğrudan müdahalesi ile kurtulur.

Bazı insanlar Apuleus' un bir Hristiyan olduğundan şüpheleniyorlar, ve bu muzip eşeğin efsanesini hristiyanlığın gizemleri içerisinde deşerek okumayı denediler. Öyleyse diyecekler ki, Yukarılara cennete doğru çıkmaya hevesliymiş, Hristiyanlar bilimi reddettiler ve suçlanmaya neden olan o kör inancının boyunduruğu altına düştüler, daha ilk yüzyıllarda, bir eşeğin kafasına tapınarak.

[Çevirenin notu: eşek bölümünde hem eşek hem de kıç, ahmak vs. anlamlarına gelen Ass kelimesi kullanılıyor.

altona777.com]


Ölümcül asketizm tarafından köle edildiler, güllerle özdeşleştirilen bu doğal güzelliklere artık yaklaşamadılar. Haz, güzellik, hatta doğanın ve yaşamın kendisi dahi, bu sevimsiz ve cahilce rehberler tarafından, varoluşlarından Bethlelem'in zavallı eşeğini sürenler tarafından anatematize edildi [anatematizenin anlamı lanetlemek ve aforoz etmektir]. Bu dönemde Orta Çağlılar 'Gülün Romantizmi' nin hayalini kuruyordu. Ardından, sonrasında eskilik bilimi içerisindeki İnisiyeler, haçtan feragat etmeden gülü yeniden almanın kaygısı içindeydiler, ikisini bir araya getirdiler ve Rosae Crucis (Rosicrucian) ismini verdiler ki gül hala haç kalabilsin ve haç da gülü ölümsüzleştirebilsin.


Gerçek haz, gerçek güzellik ve hakiki aşk-sevgi bilge kişiye aittir; kendi öz mutluluklarının asıl yaratıcılarına. Bir şeyden uzak kaldıklarında bunu doğru şekilde nasıl kullanacaklarını öğrenmeleri içindir ve, kendilerini mahrum ettiklerinde, karşılığında bir takım zevkleri almaları içindir.


Hangi sefalet, ruhunkinden daha fazla zavallılaştırılabilir, ve yeterli ağıt hakkına sahip olan, kalplerini yoksullaştıranlardan! Homer'in yoksulluğunu Trimalcion'un zenginliği ile karşılaştırın ve hangisinin fakir sefil olduğunu söyleyin. Eğer bizi saptırıyorsa, mülkün-servetin iyi yanı nedir, bizlere gerçekten ait olmadıklarını ama aynı zamanda kaçınılmaz olarak diğerlerine kalacaklarını veya kaybolacaklarını göre göre? Ellerimizdeki bilgeliğin araçları değiller ise, hangi amaca hizmet ederler? Hayvani yaşamın isteklerinin vaizliği için mi, bizi tokluk ve iğrenme ile vahşileştirmek içinmi: varoluşumuzun amacı bu mu? Bu olumlu bir yaşam tarzı mı? Sahiden, bu ideallerin en sahtesi ve ahlaksızcası mı? Gövdesini düzleştirme işine ruhunu istihdam eden herkes zaten aptalı oynuyor; ama aynı zamanda genç bir idyot tarafından çarçur edilmesi üzerine servetini geride bırakma ayrıcalığı için bedenini ve ruhunu yıpratıyor, ona elini sürecek olan ilk gevşek kadının kucağına teslim olacak kişi için, bu deliliğin zirvesi değil midir? Yine de bu tarz eylemlerin sorumluları filozoflara ve şairlere hayalperestçe bakan erkeklerdir.


Curius dedi ki ödülüm nedir, büyük bir servete sahip olmamak, ama emrim altında olanlara sahip olmak, ve Aziz Vincent de Paul, muhtemelen Curius'un vecizesini düşünmeden, sadaka hizmetinin tam ihtişamını ortaya çıkardı. Hangi hükümdar bu kadar çok sadaka evini bulabildi ya da evsizler için sığınacak yerlere sahip olabilecekti? Rothschild bunun için yeterli milyonlara sahip olabilir miydi? Zavallı rahip Vincent de Paul bunu yapmaya kararlıydı; konuştu ve zenginlikler ona itaat etti.

Onun sırrı yaratan ve dönüştüren gücü , sebat eden irade ve doğanın en kutsal yasalarının akıllıca uygulamasını elinde bulundurmakta yatıyordu. Hangi tanrının dilediği şeyi niyetlemeyi ve istemeyi öğrenin, ve istediğiniz her şey kesinlikle gerçekleşecektir.

Aynı zamanda zıtlıkların zıtlıklar vasıtasıyla materyalize oluşlarını kavramış olmalısınız: bencillik-hırs ve açgözlülük her zaman fakirdir, bencilliğin zıttı olan fedakarlık her zaman zengindir.


Gurur aşağılamayı-küçümsemeyi-hor görmeyi kışkırtır, tevazu övgü kazanır, seksteki aşırı düşkünlük-zevk hazzı öldürür, ölçülülük şehvetli zevki rafine eder ve yeniler. Her seferinde, alacağınız şey, insafsızca olmasını istediğiniz şeyin tam tersi olacaktır, ve adalet için feda ettiğiniz her şey için yüz defa geri ödeme alacaksınız. Öyleyse sol elle biçmek istiyorsanız, sağ elle ekeceksiniz: ve bu öneri üzerine iyice düşünün, paradoks gibi gözükür ve okült filozofi içerisindeki en büyük sırlardan birinin ipucunu verecektir.


Eğer çekmek istiyorsanız, bir vakum yapın. Ahlaki bir kanuna benzer bir fiziksel yasa ile çalışır. Hızlı akan akarsular, muazzam derinleri arar, acele akımlar, koyu derinleri arar. Sular bulutların ve dağların kızıdır ve vadiler için her zaman yola çıkarlar. Gerçek haz, daha önce de söylediğimiz gibi, yukarıdan gelir: arzudur çeken, ve arzu dipsiz bir çukurdur.


Bu olan şey, bu olan şeyi çekmez, bu yüzdendir ki sevgiye değmeyen insanlar bazen en sevilenlerdir. Dolgunluk bir vakum-bir boşluk arıyor, ve vakum-boşluk onu içine çekiyor. Hayvanlar ve süt anneler bunu iyi bilir. Pindar Sappho'yu hiç sevmedi, ve Sappho Phaon'un tüm kibrinden-küçümsemesinden çekilmek zorundaydı. Dahi bir erkek ve kadın, erkek kardeş ve kız kardeştir: çiftleşmeleri bir tür ensest olurdu; ve yalnızca erkek olan bir erkek asla 'sakallı bir bayan' a aşık olmayacaktır.


Rousseau, kalın kafalı ve doyumsuz cadaloz hizmetçi kız ile evlendiğinde bunu hissetmiş olmalı. Ama entelektüel üstünlüğünü fark etmek için asla Therese'yi bulamayacaktı, ve açıkçası varoluşun kaba yönlerinde onun (Therese'nin) aşağısındaydı. Evlerinde Therese adamdı ve Rousseau kadındı. Rousseau pozisyonunu kabullenmekle çok gururluydu, çocuklarına bir sokak çocuğu gibi davranarak Therese'nin rejimini protesto etti. Bunu yaparak doğayı karşısına aldı ve kendisini Anne'nin intikamına maruz bıraktı.


Sizler, dehanın adamları, çocuk yapmaktan kaçınınız; tek meşru evlatlarınız kitaplarınızdır. Asla evlenmeyiniz; itibarınız-şerefiniz eşinizdir! Erkekliğinizi ona saklayın; ve, bir Heloise bulduğunuzda, kendinizi bir kadın uğruna Abelard'ın kaderine maruz bırakmayınız!


The Great Secret or Occultism Unveiled - Eliphas Levi

Kitap II Bölüm VII


#okült #eliphaslevi #levi #ezoterik

116 views
  • Instagram
  • Facebook
  • YouTube
  • Twitter
  • Pinterest
  • YouTube
  • iTunes
  • Spotify
  • Deezer
  • Amazon